Zindelik İçin Doğal Yaşam

12/11/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

zincvz.jpg

Ceviz, dışındaki yeşil kabuğu ile kafa derisine, sert kabuğu ile kafatasına, içindeki zari ile beyin zarına,asil meyvesi ile de beyine benzeyen harika bir gıdadır.
Beynimizin küçültülmüş bir modeli olan ceviz,meyveler arasında gümüş iyonu ihtiva eden tek meyvedir.Bu gümüş iyonuna, icra ettiği vazife açısından ihtiyaç duyan tek organ beyindir.
Ceviz kanda zararlı kolesterolün birikmesini önler ve yüksek kolesterolü düşürür.Kuru ceviz bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminlerini içermektedir.Ceviz mükemmel bir omega-3 yağ asitleri kaynağıdır. Vücudumuz bu yağı kendisi üretemediği için dışarıdan besinlerimizle almak zorundayız. Günde 25 gram (yaklaşık 3-4 adet) ceviz yendiğinde, omega-3 günlük ihtiyacımızın %90 nını, mangan ihtiyacının %43'ü, bakır ihtiyacının ise %20 sini, karşılamış oluruz.
Ceviz, damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde faydalıdır. Yorgunluğu ve bitkinliği giderir.Zindeleşmeyi sağlar

zinkar.jpg

Karabaş otu ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir.Sara ve beyin hastalıklarında, damar sertliğinde faydalıdır.Kolesterol ve trigliseriti düşürmede faydalı olduğu biliniyor. Bilhassa baş bölgesindeki damarları açar, böbrekleri çalıştırır ve temizler.
.

zinkap.jpg

Kapari,tomurcuklarında bulundurduğu A ve E vitaminlerinin yanı sıra kabızlık giderici, bağırsak ve mide tedavisinde kullanılır. Özellikle yaşlılar ve hastalar için önemlidir, sağlık ve zindelik verir.
.

zinbib.jpg

Biberiye vücuda zindelik verir, kandolaşımını hızlandırır. Tansiyon ayarlar, küçük yaraların iyileşmesini sağlar ,hafızayı kuvvetlendirir. Yorgunluk,depresyon ve güçsüzlük ve hazımsızlık sorunlarının giderilmesinde tedavi edicidir.Sinirleri uyarır, güçlendirir. Serin havalarda kan dolaşımını güçlendirir. Romatizmaya karşı iyi bir tedavi edicidir.

zinkan.jpg

Kantaron, Içerisindeki hiperisin ve diğer bileşikler sayesinde, beyin içerisinde sinir uyarılarının iletiminde fayda sağladığı, yan etkisiz depresyon önleyici olduğu, ülser ve harici yara tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.Safra salgısını etkileyerek sindirim sistemini rahatlatır. Korku, endişe,kaygı, çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KURT PENÇESİ

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Bu yosunsu ve her zaman yeşil bitki,tüylü kökleriyle orman zemini boyunca yayılır,1-2 metre uzunluğunda filizleri vardır.

4 yaşındaki bitkiler sarı renkli,göbek tozu diye anılan sporlar içeren başaklar üretir.Bu sporlar deri tahrişlerinde kullanılır.

Kurt pençesi radyum içeren şifalı bir bitkidir.

Eklemler deforme olmuş olsa bile gut ve romatizmada,kronik kabızlıkta ve basurda kurt pençesi çayı önerilir.

Fakat ishalden muzdarip hastalar bağırsakda oluşabilecek kramplar nedeniyle bu çayı büyük dikkatle kullanmalıdırlar.

Kurt pençesi kesinlikle kaynatılmaz,demlenir.

Bitki bütün idrar yolları ve cinsel organ hastalıklarında,erbezi(testis)iltihapları ve sertleşmelerinde(erbezi),böbrek sancıları ve böbrek kumlarında kullanılır.

Karaciğer iltihaplarında,karaciğer katılgan doku(bağ doku)urlarında kötü huylu olsalar bile faydalıdır.

Bir tanıdığımın astım teşhisi konmuş kocası yıllardır geceleri nefes darlığı çekiyordu.

Her gün daha kötüye gidiyordu,doktru hemen çalışmayı bırakmazsan 1 hafta içinde ölürsün demiş ve bizim kasabadaki bir hastaneye göndermiş.

Karısından karaciğer sertleşmesi(siroz) hastalığının son aşamasında olduğunu öğrendim,astım değilmiş.

Geceleri nefes darlığı bu hastalığın belirtilerinden biridir.

Bir süre sora evine gönderildi.

Karısı tavsiyem üzeine kurt pençesi aldı ve çabucak fayda gördü.

Bu adamın kullandığı ilk kurtpençesi çayından sonra nefes darlığından kurtulduğunu söylesem siz de bunun bir mucize olduğunu düşünmez misiniz?

Eğer etrafınızda sirozdan rahatsız birini tanıyorsanız,çok kötü durumda olsa bile bu insana umut verin şifalı bitkilerle tedavide çok önemli bir yere sahip kurt pençesini tavsiye edin.

Bir orman gezisi sırasında botanikçi Dr Bruno Weinmeister 'a kurt pençesinin karaciğer sirozu ve kanserinin tedavisindeki öneminden bahsettim.

Bunun üzerine bana şu hikayeyi anlattı:Genç bir öğrenciyken o ve arkadaşları bir dağ gezisine çıkmışlar.

Kuübeye dönerken bodur çamların arasında kurt pençesi bulmuş ve onu şapkasına sarmış.

Klübede arkadaşlarından birinin ayağına kramp girmiş.

Herkes yardım etmeye çalışmış,klübenin işletmecisi bir yağla masaj yapmış ama nafile.

Bunun üzerine genç Weinmeister kurt pençesini arakdaşının bacağına sarmış.

Ve bir dakika içinde ayak eski haline dönmüş.

Bunun tesadüf olduğunu düşünmüş.Belki de kramp kendiliğindne gitti demiş.

Eve dönerken bacak kıramplarından muzdarip bir hanım için avuç dolusu kurt pençesi toplamış.

Bu hanım çabucak iyileşmiş.

Bir kaç yıl sonra Dr.Weinmeister bunu bir uzmana anlatmış ve kurt pençesinin radyum içeren bir bitki olduğunu öğrenmiş.

Ondan sonra pek çok insan bacak ve ayak kramplarından kurtpençesi yastıklarıyla tedavi olmuş.

Bir arkadaşım idrarını yapamama nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.

Kolunun üst blümü iyice şişmişti.

Hastaneden çıktıktan sonra bu durum nüksetti.

Allahtan evde kurt pençesi vardı çünki 86 yaşındaki kaynanamın bacaklarına kıramp giriyordu.

Benim tahminim arkadaşımın bu rahatızlığı mesanesindeki kramp yüzündendi,mesane bölgesine kurtpençesi yastığı uyguladıktan sonra bir kaç dakika sonra normal bir şekilde idrara çıkabildi,böylece tahminim doğru çıktı.

Bu küçük kurtpençesi yastığını mesane bölgesine birkaç gün daha uyguladı.

Ben de yıllarca yüksek tansiyon rahatsızlığı çektim.

Bu genelde böbreklerin fazla çalışmasından kaynaklanıyordu.

Bu yüzden kurtpençesiyle hazırlanmış küçük bir yastığı geceden böbrek bölgesine koydum.

Ertesi gün tansiyonum 200 den 165 e düştü.

Bundan sonra zaman zaman böbrek bölgeme kurtpençesi yastığı uyguladım.

Bacaklardaki kramplar için kurtpençesi yastığı uyluk bölgesine sarılır.

Mesane crampları için oturma banyoları alınabilir.

Savaş ve kaza yaralanmaları bazen kramplara sebep olabilir.

Eski bir askerin sırtında büyük bir yara vardı.

Bu yara ona zaman zaman korkunç ağrılar veriyor ,solunumunu zorlaştırıyordu.

Ağrı kafatasına kadar yayılıyordu.

Kurtpençesi yastığı ve banyoları neticesinde 30 yıldır devam eden bu ağrıları dindirebildim.

Kurtpençesi tozu(göbektozu,kurtpençesi sporları) uzun süre yatalak olmaktan kaynaklanan yatak yaralarını da iyileştirir.

Göbek tozu yaraların üstüne güzelce serpilir.

Genellikle ilk kullanımdan sonra farkedilir bir rahatlama hissedilir.

KULLANIMI:

Çayı:1 çay kaşığı kurtpençesi çeyrek litre kaynar suyla 3 dakika demlenir. Kahvaltıdan yarım saat önce aç karna sadece 1 bardak çay demlenerek içilir.

Karaciğer sirozu ve kötü huylu tümörleri için günde 2 bardak içilir.

Kurtpençesi yastığı:Kurutulmuş kurtpençesi (hasta bölgenin büyüklüğüne göre 100,200,300 gr) bir yastığın içine doldurulur ve gece boyunca hasta bölgeye uygulanır.Bu yastık etkisini 1 sene boyunca korur.1 sene boyunca kullanabilirsiniz.

Kaynak:http://www.mariatrebenherbs.com/

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KUŞBURNU

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Kuşburnu,it burnu,gül burnu,gül elması ve şillan adlarıyla da bilinir.Ülkemizde bolca yetişir.C vitamini açısından çok zengindir.100 gr kuşburnunda 100 gr portakaldakinin 40 katı C vitamini var.Ne zaman soğuk alsam,gribin ilk belirtileri kendini gösterir göstermez kuşburnu içmeye başlarım ve hastalık daha başlayamadan biter.

Kuşburnu meyvesi potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum mineralleri,protein,C,B1,B2,E ve K vitaminleri ile karoten içerir.

Bitki ülkemizde Tansu Çiller sayesinde meşhur olmuştu.Güzellik bakımi için tabi ki.Gerçekten cilde çok faydalıdır.Çünki en kuvvetli antioksidanlardan biri olan C vitamini yani askorbik asit açısından çok zengindir.

Kuşburnu içerdiği C vitamini sayesinde,deri ağırlığının % 70 ini teşkil eden kollajen dokunun sağlıklı olmasını sağlar,hasar görmüş dokuyu tamir eder,diş ve kemik sağlığını artırır,bağışıklık sistemini güçlendirir.

İçerdiği,serbest radikal savaşçısı C vitamini ile,oksidasyonun neden olabileceği katarak,eklem iltihabı,kalp hastalıkları ve kansere karşı faydalıdır.

Kuşburnunun rahatlatıcı etkisi vardır,öksürüğe,idrar yolu sorunlarına,böbreklere,ishale iyi gelir.Büzücü,anti depresan,spazm çözücü,iltihap kurutucu özellikleri ile bütün vücut sağlığı için faydalıdır.

Kullanımı

Çayı:1 çay kaşığı kuşburnu meyvesi 1 bardak kaynar suyla 5 dakika demlenir.Süzülüp içilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

MEYAN KÖKÜ

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Meyankökü Avrupa,Asya ve Akdeniz havzasında yetişen çok yılllık bir bitkidir.

En çok Rusya,İspanya,İran ve Hindistan'da yetiştirilir.Dünyada en çok tüketilen ve bilinen bitkilerden biridir.

Ülkemizde güneydoğu Anadolu bölgesinde yetişir ve meyan şerbeti olarak bilinen bir şerbet yapımında kullanılır.Kola ürünlerinin ana maddesi de meyanköküdür.

En çok şekerli tadıyla bilinir ama sağlığa çok faydalı olduğu pek bilinmez.Bütün kıtalardaki antik kültürlerin hepsi meyankökünü kullanmışlardır,kullanımıyla ilgili ilk kayıt M.Ö 3. yüzyılda Mısırlılar tarafından tutulmuştur.

Mısırlılar ve Grekler bitkiyi öksürük ve akciğer hastalıklarının tedavisinde kullanıyorlardı.Meyankökü Çin'de ginsengten sonra mide,dalak,karaciğer ve böbrek hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaç terkiplerinde en çok kullanılan bitkidir.Japonlar meyankökünü karaciğer iltihabı için kullanıyorlardı.

Meyankökü en çok öksürük,ses kısıklığı,boğaz iltihabı ve bronşit gibi üst solunum yolları hastalıkları için kullanılır,balgam söktürür.

Köklerde bulunan ana etken madde glikrizin maddesidir.Ayrıca şeker,nişasta,flavonoidler,saponoidler,steroller,amino asitler ve yağ asitleri içerir.Glikrizin adrenal korteks hormonu aldosteronun salgılanmasını sağlar.Aldosteron kanda sodyum ve potasyum dengesini düzenleyen bir steroid hormonudur.

Öksürük ilacı olarak kodein kadar etkilidir.

Meyankökünün kökleri yüksek oranda müsilaj içerdiğinden çayı içildiğinde mukoza iltihaplarını iyileştirir.

Meyankökünün mide rahatsızlıkları için kullanımı 1. yüzyıla kadar uzanır.Günümüzde mide ve bağırsak ülserleri,asit seviyesini düşürmek ve mide duvarını korumak için kullanılır.

Romatizma,eklem iltihabı ve Addison hastalığına iyi gelir,kan şekerini düzenler.

Kökleri östrojenik etki gösterir.Menapozda ve adet sorunlarında etkilidir.

Ana etken made glikrizin anti viral özellikleri nedeniyle AİDS tedavisinde denenmiştir.Japonya'da yapılan klinik deneylerde,interferon aktivitesini artırarak HIV virüsünün ilerlemesini durdurmuştur.

Glikrizin aynı zamanda,hidrokortizon gibi hormonların üretimini artırır.Meyankökünün iltihap kurutucu özelliği burdan kaynaklanır.Kortizon gibi,romatizmal ve alerjik semptomların azalmasında ve strese karşı etkili olur,ayrıca kortizon gibi yan etkileri yoktur.

Glikrizin sekerden 50 kat daha tatlı olduğu için gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılır.İlaç sektöründe ilaçları tatlandırmak için kullanılır.

Meyankökü deri enfeksiyonlarında kullanılır.Gözeneklerin açılmasını sağlar.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ÖKSE OTU

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Ökse otu, top şeklinde,yeşil yapraklı ağaçların üzerinde yetişen,her zaman yeşil,asalak bir bitkidir.

Mükemmel bir şifalı bitkidir.Yaprakları sarı-yeşil renktedir.Meyvelerin içi kaygan ve yapışkandır.

Kuşlar meyveleri yemek için dallara sürterek veya tohumlarını dışkılayarak bitkinin üremesini sağlarlar.

Sadece ağaç üzerinde asalak olarak yaşadığından ancak bu yolla üreyebilir.

Ökseotu büyülü ve şifalı bitki olarak efsanelerde geçer.

Druidler onun her hastalığı iyileştiren bir bitki olduğunu söylerler.

Ağaçlardan altın bir bıçakla kesilerek törenle toplanırdı.

Eski şifacılar onu sara için kullanırlardı.

Dr. Bonn ökse otunu kronik kramplarda ve histeri şikayetlerinde öneriyor.

Yapraklar ve küçük saplar ekimden aralık ayının ortalarına kadar ve mart,nisanda toplanır.

Diğer zamanlarda şifalı özelliği yoktur.

Şifalı özelliği en fazla olan bitki,meşe ve kavak ağaçları üzerinde yetişenlerdir,ama çam ağacı ve meyva ağacı üzerinde yatişenlerin de şifalı özellikleri kuvvetlidir.

Toplama açısından bir ipucu daha:Mart ve nisan aylarında ökse otunun neredeyse hiç meyvesi yoktur.

Kuşlar kışın yiyip bitirmişlerdir.

Ekim ve aralık ayları boyunca toplama işlemini güçleştiren tohumlar olmadan yaprak ve saplar daha az çabayla toplanabilir.

Bana sık sık ökse otu zehirli olduğu halde neden ondan bu kadar övgüyle söz ettiğim soruluyor.

Yaprak ve saplar zehirli değildir,sadece ağız yoluyla alındığında meyveleri zehirlidir.

Meyvelerinden bir krem yapılır ve bu krem donuklar için harikadır.

Bir kadının burnunda yıllardır mayasıl vardı.Kış boyunca mavi-kırmızı burnu yüzünden dışarı çıkmakda isteksizdi.

Gece yatarken ökseotu meyvelerinden yapılan kremi burnuna sürmesini tavsiye ettim.

İnanılmaz gibi gelse de burnu birbir kaç gün sonra normale döndü.

Ökse otu vücut bezlerine faydalı olduğundan metabolizmayı da düzenler.

Pankreası iyileştirdiğinden uzun süre ökse otu çayı içilmesi halinde diyabete faydalıdır.

Kronik metabolizma hastaları ökse otu çayını 6 ay boyunca içmelidirler.

Hormonal dengesizliklerde mükemmeldir.Bu durumda bir sabah 1 akşam olmak üzere günde 2 bardak çay yudumlanarak içilir.

Damar sertleşmesinde ökse otu harika bir ilaçtır,felçte tavsiye edilir.6 hafta günde 3 bardak,3 hafta günde 2 bardak,2 hafta günde 1 bardak için.Her yemekten önce ve sonra içilmelidir.

Ökse otu kan durdurucu olarak da kullanılır.Soğuk çayı burna çekildiğinde burun kanamalarını keser.

Tifo veya dizanteri nedeniyle oluşan bağırsak ve ciğer kanamalarını durdurur.

Kalp ve dolaşım sistemi şikayetlerinde en iyisidir.Bütün sistemi normalleştiren aktif maddeler içerdiğinden,yüksek tansiyonu düşürür,düşük tansiyonu yükseltir.

Yorgun kalbi rahatlatır ve kuvvetlendirir.

Anormal tansiyonun,beyin zonklaması,baş dönmesi,kulaklarda uğultu,görme bozukluğu gibi bütün yan etkileri kaybolur.

Bütün kalp ve dolaşım sistemi sorunlarında ökse otu eşsizdir.Zamanımızda modern yaşam şartlarının oluşturduğu strese karşı insanların ökse otu gibi bir desteğe ihtiyaçları var.

Aldığım pek çok mektupta insanlar ökse otu kullanarak kısa zamanda tansiyon,dolaşım sistemi sorunları,halsizlik,kalp sorunları,baş dönmesi,isteksizlik gibi sorunlarının hallolduğunu anlatıyorlar.

Günde 3 bardak ökse otu çayı yudumlanarak içilirse kalp ve dolaşımınızı normale döndürür çalışma gücünüzü artırır.

Ökse otu çayı 1 yılda toplam 6 hafta boyunca ilk 3 hafta 3 bardak,2 hafta 2 bardak ve son 1 hafta 1 bardak olmak üzere içilmelidir.Bu kürden sonra tansiyon ve kan dolaşımı normale dönecektir.Bu durumu korumak için yıl boyu sabahları 1 bardak içilmelidir.

Almanyadan bir bey düşük tansiyondan rahatsızdı bazen çalışacak hali bile olmuyordu.Değişik doktorlara gitmiş ama hala iyileşmemişti.

Ökse otuyla ilgili tavsiyeme çok şüpheci yaklaştı.

Bir kaç ay sonra yukarı Avusturya'da verdiğim bir konferansta en ön sırada oturuyordu ve herkese düşük tansiyonunun nasıl normale döndüğünü anlatıyordu.

Kadınlar da ökse otunu kullanmalı.Kan dolaşımının,normale dönmesi rahim ve adet sorunlarını da çözer.

Her gün ökse otu çayı içilirse kalp çarpıntısı,solunum güçlükleri,sıcak basmaları ve sinirlilik gibi menopoz sorunları daha kolay atlatılır.

Taze ökse otunun suyundan 25 damla sabah aç karna,akşamda yatağa girmeden önce 25 damla suya damlatılarak içilirse kadınlarda kısırlığı tedavi eder.

Ökse otu kanser önleyicidir.

Kullanımı

Demleme:Ökse otu soğuk suyla demlenir.1 tepeleme 1 bardak soğuk suya geceden konur.Ertesi gün ılıtılır ve süzülür..

Taze suyu: Taze yaprak ve saplar meyve sıkacağında sıkılır.

Kaynak:http://www.mariatrebenherbs.com/

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ADAÇAYI

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Adaçayı ballıbabagillerdendir, ülkemizde dişotu ve meryemiye adlarıyla da bilinir.30-70 cm boyunda olan bitkinin yaprakları açık gri-yeşildir.Çiçekleri mavi,beyaz veya menekşe renklidir.Haziran ve Temmuz ayları boyunca çiçeklenir.

Güneydoğu Avrupa'da yetişmektedir ve Avrupa mutfaklarında baharat olarak kullanılmaktadır.Bitkisel tedavide kullanılacak yaprakları mayıs ayında çiçeklenmeden önce toplanır,tüm bitki ise çiçeklenmeden hemen sonra Ağustos ayında toplanır.

Aktif Maddeleri

Adaçayının en önemli aktif maddeleri cineol,boneol alfa ve beta-thujone yağlarıdır.Yaprakları tannic asit(%3-8),resin(%5-6),oleic,ursonik, ve ursolik asit,az miktarda da cornsole ve cornsolik asit,fumaric, chlorogenic, caffeic and nicotinic acitler,nicotinamide, flavones, flavone glycosides, and estrogenic maddeler içerir.

Adaçayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. Asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor: “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!"

Mavi-mor çiçekleri güzel bir koku yayar ve gargara veya adaçayı sirkesi yapmak için toplanır.Adaçayı sirkesi avuç dolusu çiçeğin elma sirkesine yatırılmasıyla elde edilir.Hastalıklarda masaj için kullanılır.

Yaprakları çiçekleri açmadan ,volatile yağlarının doruk seviyede olduğu gün ortasında toplanır ve gölgede kurutulur.

Adaçayının İngilizcesi olan sage kelimesi Latince şifalı özellikleri nedeniyle korumak manasına gelen salvare kelimesinden türemiştir.

Hristiyan kaynaklarında eski zamanlarda adaçayına ne kadar önem verildiğini gösteren şöyle bir hikaye vardır:

Hz Meryem Hz İsa'nın öldürülmesi emrini veren Kral Herod'dan kaçarken bitkilerden kendisini saklamalarını istemiş hepsi reddetmişler sadece adaçayı kabul etmiş.Kralın adamları onları görmeden geçip gittikten sonra Hz Meryem adaçayına "bundan sonra sonsuza kadar insan oğlunun en favori çiçeği sen olacaksın sana insanoğlunun bütün hastalıklarını iyileştirme gücü verilecek bu yaptığın karşılığında" demiş.

Adaçayı düzenli içilirse vücudu kuvvetlendirir,felci önler,uyku felcine(karabasan) iyi gelir.

Adaçayı lavanta gibi gece terlemelerini önler.

Kramp,omurilik sorunları,vücut bezleri hastalıkları,kol ve bacak titremeleri için kullanılmaktadır.Bu hastalıklar için gün boyu 2 bardak çay yudumlanarak içilir.

Bu çay karaciğer şikayetlerinde,mide ve bağırsak gazlarında ve bozuk karaciğerden kaynaklanan tüm rahatsızlıklarda kullanılır.

Adaçayı kanı temizler,balgam söktürür,iştah açar,bağırsakları çalıştırır ishali keser.

Böcek sokmalarında yapraklar ezilerek yaraya uygulanır.

Ağız ve boğaz ülserlerinde,diş eti iltihaplarında,bademcik iltihaplarında,gırtlak sorunlarında kullanılır.

Pek çok çocuk ve yetişkin eğer zamanında adaçayı kullansalardı bademcik ameliyatı olmalarına gerek kalmayacaktı.Vücudun bekçileri olan bademcikler olmayınca toksik maddeler direk böbreklere gider.

Sallanan,kanayan dişler ile dişeti yara ve çekilmeleri için Adaçayı dekoksiyonu ile yapılan gargaralar faydalıdır.Adaçayı çayına batırılan bir parça pamuk hasta bölgeye uygulanabilir.

Sinirleri zayıf insanlar ve karın bölgesinde rahatsızlığı olan kadınlar adaçayı oturma banyoları almalıdırlar.

Tıbbi olmasının yanısıra adaçayı mutfakta da kullanılır.Sadece kokusundan dolayı değil,terbiye etmek için de etlere konur.

Kullanımı

Çayı: Çeyrek litre(1 su bardağı)kaynar su ile1 tepeleme çay kaşığı adaçayı 3 dakika demlenir.
Adaçayı Sirkesi: Adaçayı çiçekleri bir şişeye doldurulur ve üzerlerini örtecek kadar elma sirkesi konur.Şişe iyice kapatılır,sıcak veya güneşli bir yerde 14 gün boyunca bekletilir.
Oturma Banyosu: 2 avuç dolusu adaçayı geceden soğuk suya konur ertesi gün kaynama noktasına kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir.

Kaynak:http://www.mariatrebenherbs.com/

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

CİVANPERÇEMİ

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Civanperçemi tıbbi bir bitkidir.Onsuz bir hayat çok zor olurdu.Pek çok hastalığın tedavisinde çok değerli bir bitkidir,fakat hepsinden önce ve en önemlisi kadınlar için çok faydalı bir bitkidir.

Kadınlar için ne kadar öenmli olduğunu anlatamam.Abbe Kneipp yazılarında kadınlar zaman zaman civanperçemi çayı içseler pek çok sorundan kurtulurlar diyor.Düzensiz adet gören bir genç kız olsun veya menapoza girmiş ya da menapozdan çıkmış bir kadın genç ve yaşlı her kadın için zaman zaman bir bardak civanperçemi çayı içmek çok önemlidir.

Kadınların üreme organları için faydalıdır ve kadınlar sağlıkları için kırlara gidip biraz civanperçemi toplamaktan daha iyi bir şey yapamazlar.

Çicekleri beyaz,pembe veya beyazdır.Aromatik bir kokusu vardır.Gün ortasında,güneşin en etkili olduğu saatlerde,bitkinin içerdiği volatile yağların dolayısıyla bitkinin tedavi edici özelliklerinin daha yüksek olduğu zamanda toplanmalıdır.

Karın bölgesinde kanser olduğunu söyleyen bir kadın kobalt tedavisi görmüştü.

Yakınlarına tedavisinin olmadığı söylenmişti.Abbe Kneipp'in karın bölgesi kanserleri için tavsiyesini düşündüm ve kadına içebildiği kadar civanperçemi çayı içmesini söyledim.Üç hafta sonra kendisini harika hissettiğini kilosunun yavaş yavaş normale döndüğünü söyleyen bir notunu aldığımda çok şaşırdım.

Yumurtalık iltihabında ilk oturma banyosu ağrıyı rahatlatacak,ve iltihaplanma yavaş yavaş iyileşecektir.

Bu oturma banyoları çocuklar ve yaşlılar için altını ıslatma sorununa karşı da etkilidir.Bu durumlarda aynı zamanda günde 2 bardak civanperçemi çayı içilmelidir.

Rahim sarkmasında oturma banyosu uzun bir süre alınmalıdır,günde 4 bardak arslan pençesi çayı yudumlanarak içilmelidir.Vajinanın üst kısmından itibaren karın bölgesi çoban çantası tentürüyle ovulmalıdır.

Fibroitler için civanperçemi oturma banyolarına,rahatsızlık bir sonraki çek up da görünmeyinceye kadar devam edilmelidir.

19 yaşında bir kız henüz adet görmemişti.Bir jinekolog kendisine bir hap vermiş,göğüsleri oldukça büyümüş ama yine de adet görememiş.

Hapı kullanmayı reddetti.Annesi beni görmeye geldi ve kendisine kızının her sabah aç karnına bir bardak civanperçemi çayı içmesini söyledim.4 hafta sonra herşey yolundaydı ve kızın o günden beri problemi kalmadı.

Bir kadın menopoz süresince civanperçemi çayı avantajını kullanmalı iç huzursuzluğu ve diğer problemlere karşı kullanmalı.

Civanperçemi oturma banyoları da sağık için faydalıdır.

Kol ve bacaklardaki sinir iltihabı için civanperçemiyle yapılan el ve ayak banyoları rahatlatıcıdır.Fakat civanperçemi gün ortasında toplanmış olmalıdır.

Bu banyolar sııklıkla,ilk yapılışında ağrıyı hafifletirler.

Hava değişikliklerinden mütevellid migren, sıcak sıcak yudumlanarak içilecek bir bardak civanperçemi çayıyla rahatlatılır.

Eğer çay düzenli olark içilirse migren tamamıyla yok olabilir.

Eski şifa kitaplarında Civanperçemi bütün hastalıkların ilacı olarak tanımlanır ve umutsuz görünen vakalarda kullanılabilir.Kan temizleyici özelliği nedeniyle pek çok hastalık vücuttan atılır. Denemeye değer.

Civanperçeminin direk ve en iyi kemik iliğinde etkili oluşu ve kanın yenilenmesini sağlaması fazla bilinmemektedir.

Civanperçemi diğer ilaçların fayda sağlamadığı kemik iliği hastalıkları ve kemik çürümesi için,çayı içildiği bitkinin banyoları yapldığı ve tentürü kullanıldığı takdirde faydalıdır.

Civanperçemi ciğerlerdeki kanamayı durdurmak için mükemmeldir.Eğir köküyle beraber kullanıldığında akciğer kanserini iyileştirir.Eğir kökü gün boyunca çiğnenir ve iki bardak civanperçemi çayı sabah ve akşam yudumlanarak içilir.

Çay kanamalı basur,mide kanaması,hazımsızlık ve reflü için faydalıdır.

Soğuk algınlığı,sırt ve romatizmal ağrılar için civanperçemi çayı mümkün olduğu kadar sıcak ve fazla içilmeli.

Bitkinin çayı çalışmayan böbrekleri çalıştırır,iştahı açar, mide kramplarını ve gazını giderir.Karaciğer rahatsızlıklarına faydalıdır.Mide ve bağırsak iltihaplanmalarında faydalıdır.Kalın bağırsağın hareketlerini düzenler.

Civanperçemi dolaşım bozukluklarına ve damar spazmına faydalı olduğundan göğüs ağrısında(angina pectoris) tavsiye edilir.

Civanperçemi oturma banyosu ya da civanperçemi dekoksiyonuyla yıkama, vajinadaki kaşıntıyı iyileştirir.

Civanperçemi çiçeklerinden elde edilen krem basur için kullanılır..

KULLANIMI

Çayı:1 tepeleme çay kaşığı civanperçemi çeyrek litre kaynar suyla 3 dakika demlenir.
Tentür: Civanperçemi çiçekleri bir şişeye yerleştirilir ve üzerlerine çiçekleri örtecek kadar elma sirkesi konur.Güneşte veya sıcak bir yerde 14 gün bekletilir.
Civanperçemi kremi: 90 gm. tuzsuz tereyağı veya kuyruk yağı ısıtılır 15 gr. taze toplanmış ve doğranmış civanperçemi ve 15 gr ahududu yaprağı eklenir. Bitkiler çıtırdayana kadar kavrulur ve ateşten alınır.Ertesi gün tekrar ısıtılıp tülbentle süzülür.Buzdolabında saklanır.
Oturma Banyosu: 100 gr.Civanperçemi(bütün bitki) geceden soğuk suya konur.Ertesi gün kaynama noktasına kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir.

Kaynak:http://www.mariatrebenherbs.com/

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

EKİNEZYA

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Ekinezya Amerika kıtası kaynaklı,kızılderililerin şifalı bitki olarak geleneksel ilaçlarında sıklıkla yer verdikleri ayçiçeğigiller familyasına ait bir bitkidir.

Bilinen dokuz türü vardır.Amerika'da ilk kez 1800 lerin sonlarında bitkiyi yerlilerden öğrenen Alman asıllı Dr.H.C.F. Meyer tarafından ilaç üretiminde kullanılmıştır.

Ekinezyanın içerdiği en önemli aktif madde bağışıklık sisteminin güçlenmesinde çok önemli rol oynayan bir kafeik asit türevi olan sikorik asittir.Ayrıca poliasetilenler,alkalimidler,polisakkaritler,flavonidler,glikoproteinler ve yağ asitleri(oleik,serotik,linolik,palmatik asit)içerir.

Ekinezya en yaygın bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için kullanılır.

Soğuk algınlığına karşı direnci artırdığı tespit edilmiştir.Ancak soğuk algınlığı esnasında pek faydalı olmadığına dair çalışmalar yayınlanmıştır.

Yani hastalığa yakalanma riskini azaltmakta,bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığa karşı korumaktadır,fakat soğuk algınlığı esnasında etkisinin fazla olmadığı düşünülmektedir.

Solunum ve sindirim sistemine faydalıdır.İltihap kurutucu,anti mantar,anti kanser,antiviral,antiseptik etkiye sahiptir.

Dolaşım,lenfatik ve solunum sistemleri için en etkili detoksif bitkilerden biri olduğu düşünülmektedir.

Almanya'da 200 den fazla ilacın terkibinde bulunur.

Yaralar,yanıklar,böcek ısırmalarında,yılan sokmalarında kullanılır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

GİNKGO BİLOBA

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Ginkgo biloba (Ginkgo biloba [Latin]),ağacı dünya üzerinde bilinen en eski ağaçtır.Dinazorlar çağından beri dünya üzerindedir..150-200 milyon yıldır hayattadır.Çin'de budist rahipler tarafından kutsal sayılır.

Avrupa'ya 1700 lerde getirilmiştir.İlaç olarak Fransa ve Almanya'da çok yaygın olarak kullanılmaktadır.Üzerinde en iyi araştırma yapılmış bitkilerden biridir.

Ginkgo,flavonoidler,ginkgolidler,A,B ve C vitaminleri,bilobalid,kuersetin,kampferol içerir.

Son 30 yılda yapılan 300 ü aşkın çalışma ginkgonun insan vücudunda pek çok problemi engellediğini ve çözdüğünü deneylerle ispatlamıştır.

Damarlar, özellikle beyincik üzerindeki pozitif etkileri sayesinde hafızayı güçlendiren bir beyin toniği olarak ün kazanmıştır.

Metabolizmayı hızlandırır,nörotransmiterleri düzenler,vücuda giren oksijenin % 20 sini kullanan beyindeki oksijen miktarını artırır.

Beyine kan akışının artması, kısa ve uzun dönem hafızanın gelişmesini ve zihni kapasitenin artmasını sağlar.

Ginkgo Biloba ağacı yer yüzünde bilinen bir çok hastalık ve parazite karşı dirençlidir.1000 yaşına kadar yaşayabilir.Bu yüzden bitki insan ömrünü uzatmak için de kullanılır.

Çinliler Ginkgo Bilobayı binlerce yıldır yaşlanmayla alakalı sorunlar için kullanıyor.Bugün bilimsel çalışmalar gösteriyorki gerçekten Ginkgo Biloba Alzheimer hastalarında ve yaşlılıktan kaynaklanan hafıza sorunlarında etkili.

Bazı çalışmalar Ginkgo Bilobanın bu hastalıkların seyrini tersine çevirebildiğini gösteriyor.

Ginkgo yaşlılıktan kaynaklanan hastalıklara karşı iki sebepten etkilidir.Birincisi içerdiği flavonoidler kuvvetli antioksidan etkye sahiptir ve vücudun yaşlanmasını hızlandıran serbest radikallere karşı savaşırlar.

İkincisi ginkgo vücut tarafından üretilen PAF(Platelet Activation Factor-Trombosit Aktivasyon Faktörü) maddesinin etkisini azaltarak,damar tıkanıklığına neden olan kanın damarlarda pıhtılaşmasını ve kolestrol toplanmasını engeller.

Son araştırmalar ginkgonun damar tıkanıklığı ile yakından ilişkili serebral yetersizlik hastalığında da etkili olduğunu göstermiştir.

Serebral yetersizlik ,damarların tıkanması ve beyne kan akışının azalması sonucu ortaya çıkar ve konsantrasyon bozukluğu,karıştırma,koordinasyon bozukluğu,halsizlik,baş ağrısı,sersemlik,depresyon ve anksiyete gibi belirtiler gösterir.

Ginkgo vücudun bütün bölgelerine kan akışını artırır ve hızlandırır.Yaşlanmayla alakalı katarak,glukoma,kalp hastalıkları,felç ve kanser gibi bir çok hastalıktan korur.

Çalışmalar ginkgonun beyin fonksiyonlarını güçlendirdiğini ispatlamıştır.Bir çalışmada günde 120 mg ile 240 mg arası ginkgo kullanmanınAlzheimer hastalığının erken aşamasında ilerlemeyi durdurduğu görülmüştür.Aynı çalışmada yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarında da ilerleme sağlandığı görülmüştür.

Ginkgo biloba sağlıklı insanlarda da hafıza kuvvetlendirmeye yardımcı olur.Fakat 240 mg veya daha fazla kullanılmalıdır.

Almanya'da Alman hükümeti için bitkisel ilaçların etkinliğini ve güvenilirliğini inceleyip denetleyen kurum Komisyon E, ginkgoyu Alzheimer tedavisi,bunama ve hafıza kaybı için tavsiye ediyor.

Komisyon E ginkgoyu kulak çınlaması,felç,intermittan klodikasyon(dolaşım bozukluğu nedeniyle bacakta oluşan ağrılı şişler) için de tavsiye ediyor

Ginkgo biloba kadın ve erkekte cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisinde kullanılır.

Damar sertliği ve damar spazmında faydalıdır.

Ginkgo,dolaşım sistemiyle alakalı basur,varis gibi hastalıklarda da faydalıdır.

El va ayak üşümelerinde ve terlemelerinde faydalıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ISIRGAN OTU

4/10/2008 · Kategori: -Bitkilerle tedavi

Isırgan otunun heryeri;sapları,yaprakları,çiçekleri,kökleri tıbbi değere sahiptir.Bir radyo programında bir doktor ısırgan otunun en değerli tıbbi bitkilerden biri olduğunu söylemişti.İnsanoğlu onun değerini henüz anlamadı eğer anlasaydı sadece ısırgan otu ekerdi.Isırgan otunun heryeri;sapları,yaprakları,çiçekleri,kökleri tıbbi değere sahiptir.

Antik çağlarda büyük saygınlığı vardı.Albrecht Duerer (1471 - 1528) cennete uçan ve elinde ısırgan otu olan bir melek resmetmişti.

İsveçli herbalist Abbe Kuenzle ısırgan otunun böceklere karşı etkili silahları olmasaydı çoktan yok olacağını söylemiştir.Böcekler ve hayvanlar onu yiyerek yok etmiş olacaklardı.

 

Isırgan otunun etken maddeleri Histamine,Asetilkolin, Serotonin, Flavonol glukozitler,Sitosterol, Lektin,Kumarin,Hidroksisitosterol, Skopoletin, Tanninler, ve Lignanlardır.

Isırgan otu histamin içerdiğinden alerjisi olanlar kullanmamalılar.

7 çocuklu ve son doğumundan sonra egzema ve baş ağrısından muzdarip bir kadına ısırgan çayı içmesini söyledim.

Kısa sürede egzema ve başağrısından kurtuldu.

Egzemanın sebebleri genelde dahili olduğundan, dahili olarak kan temizleyici bitkilerle tedavi edilmeli.

Isırgan otu bizim en iyi kan temizleyici ve kan yapıcı bitkimizdir.

Pankreas üzerindeki iyi etkileri sayesinde kan şekerini düşürür.

İdrar yolları hastalıklarını,idrara çıkamama sorunlarını tedavi eder.

Kalın bağırsağı çalıştırır.

Isırgan otunun ne kadar değerli olduğunu bildiğimden her ilkbahar ve sonbaharda 4 haftalık ısırgan otu kürü uygularım.

Sabahları kahvaltıdan yarım saat önce aç karna 1 bardak içerim ve gün boyu 1-2 bardak çayı yudumlarım.

Yudumlanarak içilirse etkisi artar.


4 hafta sonra kendimi yenilenmiş hissederim ve eskisinden 3 kat daha sıkı çalışabilirim.

Ben ve ailem yıllardır sentetik ilaç kullanmıyoruz ve kendimi genç ve sağlam hissediyorum.

Isırgan otu çayı şekersiz içilir,tadı fena değildir.

Tadını iyileştirmek için papatya ve nane eklenebilir.

Şifalı bitki olarak ısrgan otu çayı 4 haftalık bir periyodda içilir.Karaciğer,pankreas,dalak hastalıkları,dalak tümörü,mide krampları ve ülserleri,bağırsak ülserleri,ciğerlerde kan toplanması durumunda ve akciğer rahatsızlıklarında kullanılır.

Isırgan otunu kaynatmayın,etken maddeleri zarar görür.

Hastalıklardan koruyucu olarak günde 1 bardak için.

Virüs ve bakteri kaynaklı rahatsızlklara karşı da faydalıdır.

Belli bir yaştan sonra vücutta demir oranı azalır bunun sonucu halsizlik ve bitkinlik hissedilir.

Isırgan otu demir içerdiğinden bu durumda başarıyla kullanılır, canlılık ve sağlık kazandırır.

Kansız görünen bir kadın beni görmeye geldi.

Mide ve pankreas rahatsızlıkları ve bunlara eşlik eden başağrıları çekiyordu.

Isırgan otu tavsiye ettim.

Bir zaman sonra karşılaştık ve heyecanla ısırgan otunun ona nasıl iyi geldiğini anlattı.Bütün ailesi şifalı bitkilere yöneldi.


Isırgan otu idrar söktürür ve idrar tutukluğuna faydalıdır.

Bİr kan yapıcı olarak anemiye,sarılığa ve diğer kan hastalıklarına iyi gelir.

Bugün diğer şifalı bitkilerle beraber ısırgan otu kan kanserinde (lösemi)de başarı göstermektedir.

Alerji rahatsızlığı olan insanlar bir süre ısırgan otu çayı içmelidirler.

Isırgan otu soğuğa dayanıksızlığı azaltır gut ve romatizma hastalarına yardımcı olur.

Siyatik hastası bir kadın 3 yıldır tedavi görüyordu.

6 seans ısırgan otu banyosundan sonra (her banyo için 200 gr) 6 ay içinde bütün ağrılarından kurtuldu.

50 yaşlarında saçı çok ince olan saçlarını korumak için peruk giymek zorunda olan bir kadınla tanıştım.Ona saçlarını ısırgan otu çayını ve köklerin dekoksiyonunu karıştırarak saçlarını yıkamasını tavsiye ettim.

Tavsiyemi dinledi ve haftadan haftaya saçları gelişti ve kalınlaştı.

İlkbahar ve sonbaharda toplanan bitki kökleriyle yapılacak tentür saçlar için daha faydalıdır.

Kendim bu tentürü başıma günlük uyguluyorum seyahatlerimde bile yanıma alıyorum.


Denemeye değer,kepek yok,saçlar daha kalın,daha yumuşak ve parlak.

Damar büzüşmesi rahatsızlığında ısırgan otu en faydalısıdır.Pek çok insan bacağının kesilmesinden ısırgan otu banyoları alarak kurtulmuştur.

Bütün kramplar,nerede oldukları önemli değil, bir dolaşım sorunu anlamına gelir.

Isırgan otu dekoksiyonuyla yıkamak ve banyo etmek tavsiye edilir.

Kalp damar tıkanıklığında da uygulanabilir.Kalp bölgesi banyo edilir ve hafif hafif masaj yapılır.

Bavyera dan 51 yaşında bir kadının 28 yıldır ağrılara sebep olan fistül rahatsızlığı vardı.

Fistül elmacık kemiğinde olduğundan operasyon tehlikeliydi.

1978 yılında kendisine taze sebze ve meyvelerden oluşan bir diyet veren,nefes tekniklerini kullanmayı ve psikosibernetik teknikleri öneren,herşeyden önce kendisine sempatik gelen bir doğal tedavi uzmanına gitti.

Ağrı katlanılabilir olmuştu ama fistül hala duruyordu.

1979 martında ısırgan otunu toplayıp günde 3 bardak ısırgan otu çayını her bardağa 1 çay kaşığı isveç şurubu ilave ederek içmeye başladı.

2 hafta sonra fistül kayboldu ve ağrılarım geçti diye yazdı.İnsanlardan ısırgan otunu denediklerini ve tedavi edici etkilerini gördüklerini duydukça mutlu oluyorum.

Bir kadın aylarca ısırgan otu çayı içtiğini yazdı.Zor günlük işlerine rağmen,sadece halsizlik ve bitkinliği kaybolmamıştı,bacaklarına kadar ulaşan ağrılara sebep olan iltihaplı nasırı ve tırnaklarındaki mantarlar da kaybolmuştu.

Başka bir kadın ağrı veren egzemasından sonunda kurtulduğunu yazdı.

Böyle mektuplar hayatıma umut saçıyor.Gösteriyorlar ki şifalı bitkilerimiz ne zaman kullanılsalar sonuç veriyorlar.Yaşlı bir adam beni görmeye geldi 3 yıl önce grip olmuş.

O zamandan beri idrarı koyu kahverengiymiş ayrıca korkunç başağrısı çekiyormuş.Ne aldığı ilaçlar ne de en son başından olduğu iğneler rahatlatmamış.Tam tersine başağrıları daha kötü olmuş,intihar etmek üzereymiş.

Ona biraz umut verdim ve ısırgan otu tavsiye ettim.


Gün boyunca 2.5 litre ısırgan çayı içti.4 gün sonra önceki halinden bile daha iyi olduğunu söylemek için aradı.

Isırgan otunu kullanın özellikle baharda sonuçlar sizi şaşırtacak.

Bir mektup şöyle diyor:

"Paha biçilemez yardımlarınız için teşekkürler.19 yıldır pek çok doktora gittiğim halde hiç birinin ne olduğunu anlamadığı bir rahatsızlığım vardı.Bir hafta boyunca ısırgan otu çayı içtim ve mucizevi bir şekilde rahatsızlığım iyileşti sanki hiç hasta olmamışım gibi."

Bu mektuplardan bitkilerin ne kadar hızlı sonuç verdiği görülebilir. Tabiki günde 1 bardak sonuç vermeyecektir,özellikle kötü durmlar için günde en az 2 litre yudumlanmalıdır.Bir iş kadını bana her yolculuğunda yanına bir termos dolusu ısırgan otu çayı aldığını söylemişti.

Sadece susuzluğunu gidermekle kalmıyor,onu tazeliyor ve halsizliğini geçiriyor.

Özel bir ipucu:siatic,lumbago, kol ve bacaklardaki sinir iltihaplanmaları için hastalıklı bölgeye taze toplanmış ısırgan otu sürülür.

Siatik için ayaktan kalçaya doğru sonra kalçadan ayağa doğru taze ısırgan otuyla fırçalanır.Bu işlem 2 kere tekrarlanır.

Aynı şekilde diğer hasta bölgelere de uygulanır.Daha sonra bu bölgeler pudralanır.Böyle harika bir bitki için Allah'a şükretmemiz gerekmez mi?Hızlı yaşam çağında insanlar bu otları görmezden gelip ağrı kesicileri tercih ediyor.

Beni derinden etkileyen diğer bir tecrübeyi anlatmak isterim.

Küçük kasabamızda midesinde kötü huylu tümör olan yaşlı bir kadınla tanıştım.

Yaşı nedeniyle operasyon konusunda kararsızdı.Birisi ona ısırgan otu çayı içmesini söylemiş.Böylece hergün avuç dolusu ısırgan otu toplamak için bahçede bol miktarda yetiştikleri kümesin yanına gitmiş.Bir süre sonra doktorunu görmeye gitmiş doktor şaşırmış,"ne oldu" demiş?

Tümör yok olmuştu kadın artık yaşlılğın tadını çıkarabilirdi.

Bu kadar geç olmasına izin vermeye gerek yok.Belirli aralıklarla ısırgan çayı içersek kanser hücreleri hiçbir zaman gelişemez.

Bir başka güzel tavsiye:

Bugünden itibaren ısırgan tedavisine başlayın.

Kuru bitki bir aktardan alınabilir.Isırgan otu sonbaharda toplanabilir.Ne kadar taze olursa şifalı gücü o kadar fazladır.

Kış için ısırgan otunun mayıstan toplanması en iyisidir.

Sağlığınız için pozitif bir şey yapmanın zevkini yaşayın.

Almanya'dan bir okuyucu yazmış:"Komşum ısırgan otunu bahçesindeki haşeratı yok etmek için kullanıyor.300 litrelik bir konteynıra bol miktarda ısırgan otu koyuyor ve suyunu bırakması için bir süre bekletiyor.Bu suyu bitkilere püskürtüyor böylece kimyasal madde kullanmadan haşeratla mücadele ediyor."

 

KULLANIMI

Çayı:1 tepeleme çay kaşığı çeyrek litre kaynamış suyla kısa bir süre demlenir.

Tentür:Kökler ilk veya sonbaharda toplanır,temizlenip kurutulur.Bir şişenin içine ağzına kadar doldurulur ve şişeye sirke konur.Şişe sıcak veya güneş gören bir yerde 14 gün bekletilir.

Ayak banyosu:1 avuç dolusu iyi yıkanmış ısırgan kökü ve 1 avuç dolusu ısırgan otu(saplar ve yapraklar) geceden 5 litre soğuk suya bırakılır.Ertesi gün kaynayana kadar ısıtılr.

Saç yıkama:4-5 avuç taze veya kurutulmuş ısırgan otu 5 litre suya konur ve hafif ateşte kaynayana kadar ısıtılır kaynadıktan sonra 5 dakika demlenmeye bırakılır.Eğer ısırgan kökü kullanılacaksa 2 avuç dolusu geceden soğuk suya konur ertesi gün kaynama noktasına kadar ısıtılır 10 dakika demlenmeye bırakılır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

eylemlekesfedin.blogcu.com
www.eklesene.net - sitene radyo ekle www.eklesene.net - sitene radyo ekle www.eklesene.net - sitene radyo ekle


Sitene Ekle

Yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın

DUYURU PANOMUZ

eylos_76@hotmail.com



sitemde keşfedeceğiniz çok şey bulacaksınız.


----------


siteme hoş geldiniz




----------


TÜM ŞEHİRLERİMİZİN 3 GÜNLÜK HAVA DURUMU TAHMİNLERİ SİTENİN EN ALTINDAKİ TÜRKİYE HARİTASININ ÜZERİNE GELEREK GÖRÜLEBİLİR


----------

EYLEMLEKESFEDİN


İngilizce Almanca Türkçe Sözlük
Kelime:
Sözlük:
© www.sozluk.web.tr
Milliyet Köşe Yazarları
Sitene_Ekle
Sabah Köşe Yazarları
Sitene_Ekle
Hurriyet Köşe Yazarları
Sitene_Ekle
Akşam Köşe Yazarları
Sitene_Ekle



Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!




Sik kullanilanlara ekle

Hava Durumu ( Sitene Ekle )

Turk Bayrağı